Sistem

Parçalar değil, çalışan bir bütün.

Bir web tasarım kendi başına önemli olabilir; ama hedefi yoksa hiçbir şey ifade etmez. Bizim yaptığımız şey, dört parçayı tek amaca bağlamak: telefonunuzun çalması.

Neden tek başına "web tasarım" işe yaramaz?

Klasik senaryo şudur: bir ajans size şık bir site yapar, teslim eder, gider. Site güzeldir ama iki sorusu cevapsızdır: bu siteyi kim bulacak ve bulan kişi ne yapacak? Trafiği olmayan site görünmezdir; hedefi olmayan site ise trafiği harcar. İkisi de telefonu çaldırmaz.

Aynısı tek başına reklam için de geçerlidir: Google Ads hesabı açıp reklam vermek kolaydır. Ama tıklayan kişi, aradığı şeyle birebir örtüşmeyen, ne yapacağı belirsiz bir sayfaya düşüyorsa, ödediğiniz her tıklama bir fırsat değil bir masraftır. Bu yüzden parça satmıyoruz: araştırma, site, reklam ve ölçüm ayrı hizmetler değil; aynı makinenin dişlileridir.

Adım 1

Araştırma: müşteriniz Google'a ne yazıyor?

Her sistem, tahminle değil veriyle başlar. Anahtar kelime araştırmasıyla üç şeyi buluruz: insanlar sizin hizmetinizi hangi kelimelerle arıyor, bu aramaların hacmi ve niyeti ne, ve rakipler hangi boşluğu bırakmış.

Bu adım bazen planı değiştirir — ve değiştirmesi iyidir. Kendi projemizde ana hedef sandığımız kelimenin yanında, üç katı hacimli bir fırsat kelimesi bulduk ve sitenin mimarisini ona göre yeniden kurduk. Araştırmasız başlasaydık o trafiğin varlığından haberimiz bile olmayacaktı.

Adım 2

Funnel site: aramayı karşılayan sayfa

Funnel odaklı site, "her şey biraz olsun" diyen katalog sitesinin tersidir: tek hedefe kurgulanır. Hedef sektöre göre değişir — telefon araması, WhatsApp mesajı, form ya da randevu — ama her sayfa o hedefe taşıyacak şekilde tasarlanır.

Davranışsal tarafta belli ilkelerle çalışırız: ziyaretçinin derdini onun cümleleriyle karşılamak, kanıtı iddiadan önce göstermek, itirazları sorulmadan cevaplamak, karar anında sürtünmeyi sıfıra indirmek (mobilde tek dokunuşla arama), ve güveni kıran her şeyi — reklam, popup, kalabalık — sayfadan atmak. Site mobil öncelikli ve hızlı kurulur; çünkü müşteriniz sizi telefonundan, çoğu zaman aciliyet içinde arıyor.

Adım 3

Google Ads: doğru kelimeye, hazır sayfaya

Reklamları, sitenin yakalamaya hazır olduğu kelimelere birebir bağlarız: her reklam grubu, o aramayı karşılayan sayfayla eşleşir. Google buna "alaka" der ve ödüllendirir — kalite puanı yükselir, tıklama başı maliyet düşer, aynı bütçeyle daha çok müşteri adayı gelir.

Kurulumda dönüşüm takibi de açılır: arama butonuna tıklayanlar, WhatsApp'a yazanlar, formu gönderenler tek tek sayılır. Böylece "reklam iyi gidiyor" cümlesi bir his değil, bir rakam olur. Reklam kısıtı olan sektörlerde bu sistemi kurmayız; kimseyi Google'la ters düşürecek bir yapıya sokmayız.

Adım 4

Ölçüm ve akış: her ay, rakamlarla

Sistemin kurulduğu gün iş bitmez; başlar. Her ay önünüze net bir tablo koyarız: kaç kişi geldi, hangi kelimeden geldi, kaçı aradı, kaçı yazdı, tıklama neye mal oldu. Bu veriyle kelimeler ayıklanır, teklifler ayarlanır, sayfada gereken düzeltmeler yapılır.

Bırakılan reklam hesabı para yakar; yönetilen hesap ise her ay biraz daha verimli çalışır. Aylık modelimizin varlık sebebi tam olarak budur — ve işe yaradığını her ay aynı rakamlarla siz de görürsünüz.

Hedef neyse, funnel o

Acil hizmetlerde (çilingir, servis, tesisat) hedef telefon aramasıdır; sayfa aramaya kurulur. Keşif ve fiyat gerektiren işlerde (tadilat, nakliyat) WhatsApp'tan fotoğraf en verimli kapıdır. Planlı hizmetlerde randevu, kurumsal taleplerde form öne çıkar. Sektörünüzü dinler, hedefi birlikte koyar, sistemi ona göre kurarız.

Sıradaki adım

Kozadan çıkma vakti.

WhatsApp'tan yazın; işinizi dinleyelim, kelime verisine bakalım. Uyarsa nasıl ilerleyeceğimizi, uymazsa uymadığını açıkça söyleyelim.

WhatsApp'tan Yaz